Plaj ve Havuz Şemsiyesi Nasıl Seçilir?
Plaj şemsiyesi, kum veya sert zemine sabitlenerek deniz ve havuz kenarında gölge alanı oluşturan dış mekân şemsiyesidir. Kumda gövde doğrudan zemine gömülerek tutunur, havuz kenarındaki sert zeminde ise ağırlıkla ayakta kalır. Seçimde çap, sabitleme yöntemi ve gün içinde gölgenin yer değiştirmesi belirleyicidir.
Plaj Şemsiyesi ile Havuz Şemsiyesi Arasındaki Fark Nedir?
İkisi de aynı işi görür, gölge üretir. Fark, zeminle kurdukları ilişkidedir.
Plajda zemin kumdur ve gömülmeye izin verir. Şemsiye kendi gövdesiyle tutunur, ek bir ağırlık gerekmez. Buna karşılık kum gün içinde kurur, ısınır ve gevşer; sabahleyin sıkıca duran bir gövde öğleden sonra oynamaya başlayabilir.
Havuz kenarında zemin seramik, beton veya ahşap kaplamadır. Hiçbiri delinemez. Burada şemsiye zemine girmez, zeminin üstünde durur ve ayakta kalmasını sağlayan tek şey tabanındaki ağırlıktır.
Bir fark daha var. Plaj şemsiyesi genellikle günübirlik kurulur ve akşam toplanır. Havuz kenarındaki şemsiye ise sezon boyunca aynı yerde kalır. Bu süre farkı, kullanılan modelin taşınabilirliği ile sağlamlığı arasındaki tercihi belirler.
Kullanıcı sayısı da ayrışır. Plajda şemsiyenin altında genellikle yere serilmiş bir düzen vardır ve gölgenin zemine düşmesi yeterlidir. Havuz kenarında ise şemsiye çoğu zaman bir masanın veya oturma biriminin üstünü örtmek için kurulur, yani gölgenin belirli bir yüksekliğe düşmesi beklenir.
Kumda Şemsiye Nasıl Sabit Kalır?
Kumda tutunmanın tek değişkeni gömme derinliğidir. Gövde yüzeye yakın bırakıldığında kum onu yanlardan tutamaz ve en küçük yan kuvvette şemsiye yatar.
Kumun nemi de sonucu değiştirir. Islak kum taneleri birbirine tutunur ve gövdeyi kavrar. Kuru kum ise akışkandır, gövdenin çevresinde boşluk oluşturur. Bu yüzden suya yakın, nemli kumda kurulan bir şemsiye daha uzun süre yerinde kalır.
Gömerken gövdeyi düz bir hareketle bastırmak yerine sağa sola çevirerek ilerletmek işe yarar. Çevirme hareketi kumu yanlara iter ve gövdenin etrafında daha sıkı bir yatak oluşturur.
Gün içinde bir kez kontrol etmek gerekir. Kum ısındıkça ve kurudukça gevşer; öğle saatlerinde gövdeyi biraz daha bastırmak akşama kadar sorun çıkmasını önler.
Kumun cinsi de sonucu etkiler. İri taneli ve çakıllı bir zeminde gövde ilerletilemez, taneler yanlara kaçmaz ve gömme derinliği istenen seviyeye inmez. Böyle bir plajda şemsiyeyi daha sığ gömmek yerine tabanına ağırlık eklemek daha güvenli bir çözümdür.
Havuz Kenarında Hangi Zemin Sorunları Çıkar?
İlk sorun sabitleme imkânının olmamasıdır. Havuz çevresindeki kaplama delinemeyeceği için şemsiyenin bütün dengesi tabanına yüklenir. Taban yetersiz kaldığında şemsiye devrilir.
İkincisi ıslaklıktır. Havuz kenarı gün boyu ıslak kalır ve ıslak seramik üzerinde sürtünme azalır. Kuru zeminde yerinden kımıldamayan bir taban, ıslak zeminde kayabilir.
Üçüncüsü eğimdir. Havuz çevresindeki kaplamalar suyun tahliyesi için genellikle hafif eğimli yapılır. Bu eğim gözle fark edilmez ama şemsiye gövdesini dikey olmaktan çıkarır. Gövdenin tam dik durup durmadığını kurulumdan sonra uzaktan bakarak kontrol etmek gerekir.
Zeminin sıcaklığı da hesaba katılmalıdır. Koyu renkli havuz kaplaması gün ortasında belirgin biçimde ısınır ve bu ısı tabana temas eden yüzeye geçer. Şemsiyeyi doğrudan en çok ısınan noktaya değil, mümkünse gün içinde bir süre gölgede kalan bir hizaya kurmak daha iyi sonuç verir.
Şemsiye Çapı Kaç Kişiyi Gölgede Tutar?
Çap, gölge alanını doğrudan belirleyen tek ölçüdür. Çap büyüdükçe gölge genişler, buna karşılık şemsiyenin taşınması ve kurulması zorlaşır.
Alaska modeli 2,2 metre ve 2,9 metre çap seçenekleriyle üretilir. 2,2 metrelik çap iki kişilik bir oturma düzenini rahatça örter ve tek kişinin taşıyabileceği boyuttadır. 2,9 metrelik çap ise bir masa çevresini veya yan yana iki oturma birimini kapsar. Alaska yuvarlak şemsiyenin 2,2 metrelik modeli günübirlik kullanımda taşıma kolaylığı arayanlar için uygundur.
Nepal modeli 3 metre çapla üretilir ve daha geniş bir alanı örter. Kalabalık bir aile düzeninde veya havuz kenarında sabit kalacak bir kurulumda bu çap işe yarar.
Çap seçerken gölgenin hiçbir zaman şemsiyenin tam altında kalmadığını hesaba katmak gerekir. Güneş tepedeyken gölge en küçük hâlindedir ve çapa yakındır; sabah ve ikindi saatlerinde ise gölge yana kayar ve örttüğü alan değişir.
Taşınabilirlik ile çap arasındaki ilişkiyi baştan karara bağlamak gerekir. Arabadan plaja yürünecekse büyük çaplı bir şemsiye her gidişte sorun çıkarır. Kuruluma arabayla yaklaşılabiliyorsa veya şemsiye sezon boyunca yerinde kalacaksa çapı büyütmenin bir maliyeti kalmaz.
Güneş Gün İçinde Yer Değiştirince Ne Yapılır?
Gölge sabit değildir. Sabah bir yöne düşen gölge öğleden sonra karşı tarafa kayar. Oturma düzenini her seferinde taşımak pratik bir çözüm değildir.
İki yöntem var. Birincisi şemsiyeyi söküp yeniden kurmaktır; kumda mümkündür ama zahmetlidir. İkincisi gövdeyi yana yatırmaktır. Nepal modeli eğim özellikli olarak üretilir, yani gövdesi dikey eksenden çıkarılıp güneşin geldiği yöne eğilebilir.
Eğim, gölgeyi şemsiyeyi hiç yerinden oynatmadan kaydırır. İkindi saatlerinde güneş alçaldıkça ışık yanlardan gelmeye başlar ve dik duran bir şemsiye bu açıda gölge veremez. Eğimli konum bu saatlerde fark yaratır.
Eğim verirken dengeyi gözden kaçırmamak gerekir. Gövde yana yatırıldığında ağırlık merkezi de o tarafa kayar. Kumda bu kaymayı gövdenin gömülü kısmı karşılar; sert zeminde ise taban ağırlığının eğimli konumu taşıyacak kadar yeterli olduğundan emin olmak gerekir.
Deniz Suyu ve Klor Şemsiyeye Ne Yapar?
Deniz kenarında tuz havada taşınır ve şemsiye yüzeyine ince bir tabaka hâlinde yerleşir. Islanıp kuruyan yüzeyde bu tabaka her seferinde biraz daha birikir.
Havuz kenarında benzer şey klorlu suyla olur. Sıçrayan su kuruduğunda bıraktığı kalıntı yüzeyde kalır ve zamanla matlaşmaya yol açar.
Çözüm basittir: sezon içinde arada bir tatlı suyla durulamak. Hortumla geçirilen kısa bir yıkama birikimi alır. Yıkamadan sonra şemsiyenin açık bırakılıp kurutulması gerekir, aksi hâlde kapatılan nemli yüzey ikinci bir sorun doğurur.
Yıkama sıklığı konuma göre değişir. Doğrudan deniz kenarındaki bir şemsiyede tuz birikimi hızlıdır, iki haftada bir durulama yerinde olur. Denizden uzak bir havuz kenarında ise sezonda birkaç kez yeterlidir. Ölçüt takvim değil, yüzeyin elle hissedilen pütürlülüğüdür.
Islak Şemsiye Kapatılır mı?
Kapatılmamalıdır. Islakken kapatılan bir şemsiyede kıvrımlar arasına sıkışan nem kurumaz ve orada kalır. Birkaç gün içinde koku başlar.
Doğru sıra şudur: şemsiye açık bırakılır, yüzey kuruyana kadar beklenir, sonra kapatılır. Deniz kenarında bu bekleme genellikle kısa sürer çünkü hava hareketlidir.
Bir istisna var. Hava bozmaya başladıysa ve ortalıkta kimse kalmayacaksa, kuruması beklenmeden kapatılır. Açık bırakılan bir şemsiye boş bir plajda kendi başına durmamalıdır.
Güneş Koruması Neye Göre Değerlendirilir?
Ürünler UV+50 güneş koruması sağlar. Burada gözden kaçan nokta, gölgenin yalnız doğrudan gelen ışığı kesmesidir; kumdan, sudan ve açık renkli havuz kaplamasından yansıyan ışık gölgenin altına ulaşmaya devam eder. Şemsiye altında kalmak korunmanın tamamı değil, büyük bir parçasıdır.
Plaj Şemsiyesi Nasıl Taşınır ve Saklanır?
Taşımadan önceki en önemli adım kumu silkelemektir. Kapatılırken kıvrımların arasına giren kum orada kalır ve bir sonraki açılışta yüzeyi içeriden aşındırır.
Kılıf bu noktada işe yarar. Kılıf şemsiyeyi dış etkenlerden korumaktan çok, taşıma sırasında kumun ve tozun içeri girmesini engeller. Kılıfa konmadan önce yüzeyin kuru olduğundan emin olmak gerekir.
Sezon sonunda saklama koşulu tek cümleyle özetlenir: kuru, kapalı ve dik. Nemli bir depoda yatay bırakılan şemsiye bir sonraki sezon açıldığında sorunla karşılaşılır.
Dik saklamanın nedeni kıvrımlardır. Yatay bırakılan bir şemsiyede ağırlık tek bir hat boyunca kumaşa biner ve o hatta kalıcı bir kat izi oluşur. Dik konumda ise ağırlık gövde boyunca aşağı iner, kumaş üzerinde birikmez.
Havuz Kenarında Şemsiye Nereye Konur?
İlk kural havuz kenarından yeterli mesafe bırakmaktır. Suya çok yakın kurulan bir şemsiye hem sürekli sıçrama alır hem de devrildiğinde havuza düşer.
İkincisi geçiş yoludur. Havuz çevresindeki dolaşım hattı dar olur ve ıslak zeminde insanlar daha dikkatli yürür. Şemsiye tabanının bu hatta taşmaması gerekir; görünmeyen bir taban kenarı ıslak zeminde takılma riski yaratır.
Üçüncüsü oturma birimleriyle arasındaki mesafedir. Gölgenin gün içinde kayacağını bilerek şemsiyeyi oturma düzeninin tam ortasına değil, öğleden sonra güneşin geleceği tarafa biraz kaydırarak yerleştirmek daha uzun süre gölge sağlar.
Doğru Şemsiyeyi Seçmek İçin Son Adım
Önce zemine karar verin. Kuma kuracaksanız taşınabilirlik önceliklidir ve 2,2 metrelik bir çap çoğu kullanımı karşılar. Havuz kenarında sezon boyunca kalacaksa daha geniş bir çap ve sağlam bir taban tercih edilir.
Ardından gün içindeki kullanım saatinize bakın. Yalnız öğle saatlerinde kullanacaksanız dik duran bir model yeterlidir. Sabahtan akşama kadar dışarıda kalacaksanız eğim özelliği olan bir model, gölgeyi gün boyunca takip etmenizi sağlar.